Derneğimiz





Faruk Dalgıç - Tire'de Değirmen Tesisleri

 

Gezginci bir yapıya sahibim. Hafta sonları İzmir'in bilmediğim, görmediğim yerlerini bulur, öğrenir, oraları tanımaya giderim.
Belki bir İzmirli, benim kadar izmir'i bilmez. Bugün sizlere yine Tire'de görülmeye değer DEĞİRMEN TESİSLERİ'ni tanıtacağım.



Tire'den Selçuk istikametine yol alırken 15 km. sonra büyük bir tabela sizi karşılar. İki kilometre sola dönüp gidince varıyorsunuz.
Cennet gibi bir bahçeyle karşılaşıyorsunuz. Bahçe çok geniş, yer yere masalar, sandalyeler konulmuş. Eğer dışarıda oturacaksanız,
kucağında minderler olan bir görevli koşuyor, oturacağınız sandalyelere hemen birer minder bırakıyor, çiçek ve ağaç türlerini burada seyrediyorsunuz. Eğer bir doğa tutkunu iseniz buradan zor ayrılırsınız.
Kısa boylu bodur ağaçların yanında, uzun boylu ağaçlar arasındaki yerler bile boş değil. Değişik çiçek ve güller arasında kendinizi Tayland bahçelerinde
sanıyorsunuz. Kenarda akan bir dere misali suyun üzerine yapmacık büyük bir değirmen kondurmuşlar, döndükçe dönüyor. Buraya gelen konuklar, havayı soğuk bulurlarsa, dikdörtgen çadır biçiminde, içerisinde şömine ve sobası olan yerler yapmışlar.
Hemen oraya giderek, masalara kuruluyorlar.



Buranın işletmecisini arıyorum. Kibar, saygılı bir arkadaş geliyor: Mehmet Ali Adıbelli. "Burayı bu şekle nasıl getirdiniz?" diye soruyorum, "Beş-altı yıl önce dedemizden kalan bu bahçeleri birleştirdik. Kafamızda yaptığımız bir projeyle yola koyulduk. Birkaç yılda bu duruma geldik" diyor. "Acaba eksiğimiz var mı? Sizin ağabeylerimiz, konuklarımız bize bu konuda yardımcı olurlarsa seviniriz" diyor. Şu ovaya, şu yazıyla bir bakın, diye de üsteliyor, nerede var bu güzellik? Ben buradan ayrılamıyor, Tire'de evimize gitmek istemiyorum, diye söyleniyor. Çapayı kaparım, girişirim, beğenmediğim yerleri, bir anda yenilerim. Gelenler görüyor, hoşlarına gidiyor, diğer haftalarda yine geliyorlar.



Burada ot yemekleri yemeğe geldik, diyorum. Beni tesisin içinde mutfağa götürüyor. Tire kebabı yanında çöp-şişler sıra sıra dizilmiş. Fırında yapılan yemeklerin dışında her türlü sulu yemeklerin tencerelerde sıralandığını görüyorum. Alabalık, tandır kebabı cabası. Ama biz ot yemeklerine düşkünüz. Bizi ot yemek ve salatalarının yapıldığı bölüme götürüyor. Sayıyor:



1) Üzümlü hot haşlama,

2) Ot kavurma,

3) On beş çeşit ot karışımı ot tabağı,

4) Sarmaşık, yöreye özgü kavurma,

5) Turp otu haşlama,

6) Melengiç, hardal, kabak çiçeği haşlama,

7) Radika haşlama,

8) Isırgan otundan haşlama ve salata,

9) Lahana haşlama,

10) Sirken otundan haşlama...




Daha sayıyor, sayıyor, yöresel yetişen tüm ot çeşitlerini o tanıyor, bunları dağlardan toplatıyor, burada insanların hizmetine sunuyor. Biz şömineli yere geçiyor, ot yemeklerinden değişik menüleri yemeğe hazırlanıyoruz. Masamız bir anda donanıyor. Zeytinyağlılar ayrıca göz dolduruyor. Eşimin tansiyonu olduğundan bu yemekler hoşuna gidiyor. AYran yöreye özgü kese yoğurduyla yapılmış. Ben kola içemem, köy yoğurduyla yapılan ayran sorarım. Mis gibi lezzetini unutamazsınız.




Yemekten sonra sadece kendilerine özgü yapılmış, bir kabak tatlı çeşidi geliyor. Lor üzerine bal dökülmüş, onun üzerine de haşlanmış karadut. Ah, nice yerlerde, nice tatlılar gördüm, ama bu başkaymış diyorum. Eşimi dürterek bunu öğrenmelisin diye uyarıyorum.




Bizimle beraber oğlum Emre, gelinim Funda ve küçük torun Faruk var. Nedense Faruk yaramazlık yapmıyor. Dışarıda değirmenin dönüşü, hoşuna gidiyor, resimler çektiriyor, adam başı 10 YTL'yi geçmeyen hesabı ödeyip, bahçedeki otoparka yöneliyoruz.



Bir bakıyoruz bu sulu yerde arabanın arkasındaki iki bidonu da buranın suyuyla doldurup, oradan ayrılıyoruz. "Yine bekleriz" diye bizleri uğruluyorlar.

Köşe Yazıları

Kilis Hakkında

Kilis Genel Bilgiler
İl Plaka Kodu: 79
İl Nüfusu: 114724
Merkez Nüfusu: 70670
Yüzölçümü: 1642 km2
İlçeleri: Elbeyli, Musabeyli, Polateli
Beldesi: Yavuzlu (Merkez)
Kurtuluşu: 07.12.1921
Telefon Alan Kodu: 348

Atatürk diyor ki:

"İlk defa ayak bastığım bu Türk şehrindeki uyanıklığa cidden hayran kaldım. Ve bir daha iman ettim ki bu millet asla ölmeyecektir. Var olun Aziz Kilisliler!"
Mustafa Kemal ATATÜRK