Derneğimiz





Kilis'in Adı

Yukarı Makedonya da Pella yakınlarında C y r r h ü s denen bir kentle aynı adı taşıdığı ve Osmanlı kaynaklarında, oradakinin "Bosna Kilisi" veya "Kilis Kalesi", burasının da;"Halep Kilisi" olarak geçtiği biliniyor. Prof. Filip Hitti de (Sematik Literatür Profesörü), History Of Sury adlı eser (S.292) bu bilgileri doğruluyor, Sözcüğün Makedon kökenli olduğu buna dayandırılır.

Okunuşu Kiris olup, Kilis sözcüğüne fonetik bakımından büyük benzerlik göstermektedir. VIII. Yüzyılda, bölgemize Müslümanlığı kabul eden Türkmenler gelmeye başlamıştı. Kilis adının bunlar tarafından konulduğu veya Türk-Yakut ağzında Kilis sözcüğünün düz, perdahlanmış anlamında kullanılması nedeniyle, günümüze böyle ulaştığı tahmin ediliyor. "Grand Dictioner "de İsmail Hami Danişment, Cyrrhus sözcüğünü KİRİS olarak söylemlemekte ve anlamını da "Efendi" olarak yazmaktadır. Büyük olasılıkla, Türkmenler Kiris'i, KİLİS olarak söylemlemiş, bugünkü yer de KİLİS olarak isimlendirmiştir. Şor Türkleri de, bal dalağına Kilis derlerdi.

Sözcük, Araplar tarafından Killiz biçiminde söylenmiştir. X. yüzyılda (985) Bardas Fokas tarafından Araplardan alındığında, onlardan esinlenerek Killiz olarak ilk kez kaynaklara geçtiği görülüyor. (Bak! İstanbul Üniversitesi yayınları No. 1528 Ernest Honigman "Bizans Devletinin Doğu Sınırı" Çeviren Fikret Iştan S.103 ) Bu nedenle sözcük KİLİS olarak yerleşmiştir.

Necip Asım Bey (Yazıksız-Balhasanoğlıı) da 1902de Budapeşte'de "Keleti Szemle" adlı dergiye yazdığı, "Türkçe'de Kilis Lehçesi" başlıklı Fransızca makalesinde, şunları yazmaktadır:;

"Asım Efendi (Antepli Mütercim Asım Efendi) ve günümüz yazarlarından bir kaçı Kilis sözcüğünün Arapça'dan geldiğini ve "bir araya toplama" (Bir araya getirme) anlamına geldiğini belirtmektedirler. Ayrıca Azez ve çevresinin Timurlenk tarafından yakılıp yıkılmasından sonra yöre halkının Kilise göçerek ve burayı kurarak,, yeniden toplanmalarının anısına bu adı verdikleri doğrultusundaki düşünceyi desteklemektedirler. Bana göre ise, bu bir yanılgı. Zira, bu kent (İslamlarca) fethedilmeden önceleri de Kilis namıyla anılmaktaydı. Yörede bulunan arkeolojik kalıntılar ve kentle ilgili belgeler, Romalılar dan kaldığını göstermektedir. Zeytinlikler ve daha başka Roma dönemi izi taşıyan sözcükler, Kilisin Roma uygarlığının zenginliklerini taşıdığı doğrultusundadır" denmektedir. Böylece sözcüğün Arapça kökenli olmadığı tarihçi bu hemşehrimizce de kabul edilmektedir.

Romalıların da bu ismi Cyrrhuss sözcüğünden alarak kullandıkları anlaşılıyor..

Tarihçe

Kilis, İ.Ö. 1460 yıllarında Halep krallığına bağlıydı. Hitit imparatorluk döneminin başlamasıyla Hitit etkisine girdi. M. Ö 356 da Makedonya'dan yola çıkan büyük İskender kuzey batıdan güney doğuya doğru bütün Anadolu topraklarını işgal ederek İskenderun körfezine dayanarak İskenderun'u kurup Kilis üzerinden mısıra doğru yoluna devam etmiştir.

M. Ö. 323 yılında İskender'in ölümüyle imparatorluk 3 general arasında paylaşıldığında Kilis ve çevresi Selefki'nin egemenliği altına girmiş ve 227 yıl Selefkiler devletinin egemenliği altında kalmıştır. Türklerin bölgeye gelişi 8. yy da başlar. Harun Reşit El-Mehdi döneminde Orta Asya'dan koparak islamiyeti kabul eden horasanlı oğuz boyları gruplar halinde Abbasilerin hizmetine girmeye başlarlar. Kentin bugün bulunduğu yerde Kilis adıyla gelişmesi Mısır-Türk kölemen devleti zamanında yani 1250 li yıllarda başlamıştır. Osmanlı devleti topraklarına yavuz sultan selim tarafından 23 Ağustos 1516 da Mercidabık köyü civarında yapılan ve aynı adla anılan savaş sonucunda katılan Kilis bu dönemde Halep eyaletine bağlı bir sancaktı. Kilis Mondros mütarekesiyle aralık 1918 de önce İngilizler daha sonrada Fransızlar tarafından işgal edilir. Bölgedeki Ermeniler Fransızlarla birleşerek Kilislilere zor günler yaşatırlar. Tüm yurtta seferberliğin başlamasıyla Kilis'te kurulan Kilis Kuva-i Milliyesi düşmanlarla kahramanca çarpışarak 6 aralım 1921 de kendi kurtuluşunu kendi kazanır ve Gaziantep e yardıma gider. Kilis 1927 yılında G.antep il olunca G.antep'e bağlı bir ilçe olmuştur.Ve 6 haziran 1995 tarihinde de il statüsüne kavuşmuştur.

Milli Mücadelede Kilis

Kilis kenti düşman işgalinden 1921 yılında kurtuldu. Bu kurtuluş günü tarihte 7 Aralık 1921 olarak kayıtlıdır.

Birinci Dünya Savaşı'nda oyuna getirilen Osmanlı İmparatorluğunu parselleyen işgal kuvvetleri, bir yandan Türkleri yok etme çabalarını tezgahlamaya çalışıyorlardı.

Üzerine kara bulutlar çöken yurdumuzun her yanında kan ağlayan ulusumuz, içinde sönmeyen mücadele volkanının yeniden filizleneceği uygun bir zamanı ve ortamı bekliyordu.

Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u. Mustafa Kemal'in Samsun'a ayak basışı tüm ulusumuz için Kurtuluş Savaşı'nın ilk belirgin işareti oluyordu.

Türk Ordusu'nun yanı sıra yer yer silaha sarılarak yurdu düşmandan kurtarma çalışmalarına katılan Kuvayi Milliyeciler'in bir grubu da Kilis ve yöresinde faaliyete geçmişti. Kilis caddelerinde çalımlı turlar atan Fransız askerleri bu yörede de tutunamayacaklarını kısa sürede anladılar. Bir umutla giriştikleri yıldırma politikaları kısa sürede iflas etti.

Kentin batısındaki zeytinlik ve bağlarda üstlenen Kuvayi Milliyeci'ler gece baskınları ile işgalcileri şaşkına çeviriyorlardı. Kuvayi Milliyeciler'in mücadelesi giderek artan hücum ve baskınları sonrasında Fransız'lar Kilis'e geldiklerinden çok farklı biçimde ve arkalarına bakmadan kenti terk ettiler.

Kilis'i düşman işgalinden kurtarmak için tarihe altın sayfalar açanlar, "Ölmek var, dönmek yok" parolasıyla yola çıktılar. Öldüler, fakat dönmediler. Cepheden Cepheye koştular. Analar oğullarını şehit verdiler. Küçük yavrular babalarını bir daha geri göremediler. Bir bir çoğaldı güçlü ordu oldular.

O karanlık günlerde güney cephesinden Kilis'e gelen Mustafa Kemal, Anadolu harekatını başlatırken, Kilis Hükümet Konağı'nın önünde toplananlara şöyle sesleniyordu: "İlk ayak Bastığım Türk toprağındaki bu uyanıklığa cidden hayran kaldım. Ve bir daha iman ettim ki bu millet asla ölmeyecektir. Var olun aziz Kilisliler."

Önemli Yerler

Kilis kentinin kuzeybatisinda yer alan Kuzuini (eskiden Kuzeyne) Köyü, iç ve dis kale kalintilari, Hitit, Roma, Bizans ve Araplara ait yapi kalintilariyla bir açik hava müzesi görünümündedir. Kilis Ulucamisi, Akcurun Camisi, Canbolat Bey Camisi, Seyh Camisi, Seyhler Camisi, Hindioglu Camisi, Çalik Camisi, Cüneyde Camisi, Kadi Camisi, Mevlevihane, Seyh Abdullah Efendi Tekkesi, Canbolat ve Seyh Abdullah Efendi Türbeleri, Baytaz Hani, Hoca Hamami, Eski Hamam, Pasa Hamami, Çukur Hamam olarak da bilinen Hasan Bey Hamami, Tuglu Hamami, Kurdaga Çesmesi, Ipsir Pasa Çesmesi, Fellah Çesmesi, Haffaf (Kavaf) Çesmesi ve Küçük Çarsi Çesmesi'dir.

Kilis'in Önemli Günleri
Kilis Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali
Yeri ve Tarihi: Merkez - 06-10 Haziran
Düzenleyen Kuruluş: Kilis Valiliği - Belediye Başkanlığı
Tel: (348) 813 10 12 - 813 10 10
Faks: 813 66 08 - 813 37 40

Mercidabık Zaferi'nin Kutlanmasının Yıldönümü
Yeri ve Tarihi: Merkez - 24 Ağustos
Düzenleyen Kuruluş: Kilis Valiliği - Yavuzlu Belediye Başkanlığı
Tel: (348) 813 10 12 - 838 13 12
Faks: 813 66 08

Atatürk'ün Kilis'e Gelişi
Yeri ve Tarihi: Merkez - 28 Ekim
Düzenleyen Kuruluş: Kilis Valiliği - Belediye Başkanlığı
Tel: (348) 813 10 12 - 813 10 10
Faks: 813 66 08 - 813 37 40

Kilis'in Kurtuluşu
Yeri ve Tarihi: Merkez - 07 Aralık
Düzenleyen Kuruluş: Kilis Valiliği - Belediye Başkanlığı
Tel: (348) 813 10 12 - 813 10 10
Faks: 813 66 08 - 813 37 40

Kaynak:...
Köşe Yazıları

Kilis Hakkında

Kilis Genel Bilgiler
İl Plaka Kodu: 79
İl Nüfusu: 114724
Merkez Nüfusu: 70670
Yüzölçümü: 1642 km2
İlçeleri: Elbeyli, Musabeyli, Polateli
Beldesi: Yavuzlu (Merkez)
Kurtuluşu: 07.12.1921
Telefon Alan Kodu: 348

Atatürk diyor ki:

"İlk defa ayak bastığım bu Türk şehrindeki uyanıklığa cidden hayran kaldım. Ve bir daha iman ettim ki bu millet asla ölmeyecektir. Var olun Aziz Kilisliler!"
Mustafa Kemal ATATÜRK